İçeriğe atla

Safranbolu

Bartın’da ki üçüncü gecemizin sabahında baktıkki gök yarılmış sular seller akıyor düştük yollara…Bir sonraki durağımız Safranbolu oldu. Temmuzun ortasında üzerimizde hırkalarla hafiften üşüye üşüye dolaşmak çok güzeldi ama tabii benim şu an ki düşüncem böyle:) o gün suratım asık bir şekilde dolaştım durdum.Safranbolu’da ki o ıslak ve gri günden geriye kalanlar şöyle…

Safranboluya gelir gelmez herhalde ilk uğranılan yer Kent Tarihi Müzesi’dir. Bölgenin her yerine yukardan bakan ve dolayısıyla her yerinden de rahatlıkla görülen bir müze burası.

Müzede üretilen ilk bilgisayarlar, fotoğraf makineleri, şehirde kullanılan eski eşyalar sergileniyor.

DSC_0029

Müzede en sevdiğim bölüm alt katta yer alan bal mumu heykellerin sergilendiği yer. Biliyorsunuz Safranbolu safranıyla ünlü ve bu gün altından bile değerli oluşuyla biliniyor. Safran en çok neye yakışır? Tabii lokuma…yıllar önce bölgedeki bir lokumcu amcanın yeniden canlandırılmış dükkanı…

DSC_0049 DSC_0052

ve bu da müzede yeniden canlandırılan bir eczane…eskiden ne kadar güzelmiş. Eczacı olsam herhalde en çok buna üzülürdüm…hazır yapılmış ilaçları alıp esnaf mantığıyla satmak yerine arka odamda bulunan laboratuvarımda çeşitli bitki ve kimyasallardan karışımlar hazırlamayı ve onların insanlara şifa olmasını yeğlerdim….tabii zaman değişti artık…

DSC_0042

DSC_0044

Kent Tarihi Müzesi’nden sonraki durağımız Eski Çarşı…

Bu küçük çarşıda bölgeye has olan safranlı sabunları, lokumları, kolanyaları, maket evlerini ve daha bir çok şeyi bulabilirsiniz.

DSC_0104

DSC_0101

DSC_0102

DSC_0099

Çarşıda satılan bir diğer ürün Karabük’lü ev arkadaşımın hemen her İstanbul’a gelişinde getirdiği ve evimizde afiyetle içilen Türk kahvesinin hada hafif versiyonu dibek kahvesi…benim gibi Türk kahvesini sert ve yoğun buluyorsanız bir de bunu denemelisiniz.

DSC_0100

DSC_0103

DSC_0105

DSC_0106

Eski çarşıdan sonra bölgede gezilebilecek bir de demirciler çarşısı bulunuyor.

Eh o kadar gezipte buradan aç ayrılmak olmaz tabii…Safranbolu’ya geldiğinizde yiyebileceğiniz safranbolu bükmesi, etli yaprak sarma, Peroni denilen bir mantı çeşidi, kuyu kebabı, safranlı zerde’den birini veya birkaçını denemelisiniz. Ben bu saydığım lezzetleri gezimizi ramazanda gerçekleştirdiğimiz için malesef deneyemedim. Siz giderseniz benim yerimede deneyin artık:)

DSC_0027

Safranbolu ile ilgili bir diğer önerim az önce bahsettiğim arkadaşımdan öğrendiğim üzere Cinci Hamamı, temiz ve tarihi bir mekan olduğunu söyledi. Eğer birde hamam sefası yapmak isterseniz aklınızda olsun…

 

 

 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Safranbolu” üzerine bir yorum

  1. Anonim der ki:

    Hidirlik tepesine cikip butun safranboluyu ayaklar altina almamissin:) he bir de yeni yapilan cam terasi solemeden gecemicem:))

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: