İçeriğe atla

Saklıkent Kanyonu Tam Bir Macera!

Saklıkent Kanyonu yaklaşık 15km uzunluğunda ve içinde Bey Dağları’nın kaynak suyunu bulunduran eşine az rastlanan bir doğa harikası… Çok yakın bir zamanda tesadüfen keşfedilmiş. Bir çoban kaçan koyununu ararken bulmuş burayı, belki de o yüzden adı Saklıkent… daha sonra devlet burayı kiralamış, o çobanda bu bölgedeki çay bahçesinin sahibi olmuş.

Fethiye’ ye tatilimize devam ederken biraz şehir merkezini de gezelim diyerek yola çıktık, atladığımız ilk minübüsle kendimizi şehir merkezinde bulduk bulmasına da, çarşıları gezelim derken gördüğüm bir minübüs yazısı , ‘ Saklıkent’ e Gider’ ,  o günümüzün planını baştan aşağı değiştirmiş oldu.:)
Annem, kardeşim ve yengem nereye gidiyoruz pek de anlayamadan kendilerini minübüste buldular eeh yola da çıkmış bulunduk, yüzlerinde bir endişe nereye gidiyoruz gibisinden. Bende daha önceden araştırmıştım gezecek görecek yakında nereler varmış diye. Saklıkent Kanyonu’nu görmüştüm görmesine de Fethiye’ den 80km uzaklıkta olduğunu da görmüştüm tabii:) neyse ben çaktırmadım. Annemler tam gaz bir saatlik yola çıktıklarının farkında değildiler.
Yolculuğun sonuna doğru ekşiyen suratlar kanyona yaklaştıkça renklenmeye başladı. Minübüsten indiğimizde ilk önce bizi resimdeki alan karşıladı, bir kaç tane bungalov ev, rafting için turist kapmakla yükümlü amcalar filan:) bu noktada belirtmem gerekir ki eğer oraya gidecek ve kanyon yürüyüşü yapacak olursanız mutlaka yanınızda deniz ayakkabılarınızı da götürün. Biz parmak arası terliklerle gidince naylon çarıklardan kiralamak durumunda kaldık. Ben onunda pembesini bulmayı başarmışım galiba:p  Süper çarıklarımızı giydik ve kanyona doğru yol almaya başladık.

Eğer sizde de benimki gibi hafif korkaklık varsa gitmeden önce bunu bilmenizi isterim ki bu aşamadan sonra kanyona girebilmek için deliler gibi çağlayan, göğsünüze kadar yükselen, dibi kaygan kayalarla dolu bir ırmaktan geçmeniz gerekiyor. Geçeniz gerekiyor dediysem köprüden filan değil. İncecik bir halata onlarca kişiyle birlikte asılarak…Ödüm patladı desem yeridir. O anda ne çantamın suyla dolduğunu düşünebildim ne de buzzz gibi donan vücudumu:) Tam bu anda Türk insanının ne kadar uyanık olduğuna şahit oldum. Bir baktım biri geçmiş kenara ırmaktan geçerken kendini kaybedenlerin fotoğrafını çekiyor:) çıkışta da 5 tl’ ye sattılar bize:)
Sırılsıklamda olsam, çantam sularla dolmuş bitmiş durumda olsam da bundan sonraki kanyon yürüyüşümüz mükemmeldi…

Yürüyüşümüz sırasında kendimi kaybedip suya yüz üstü çakılmam dışında her şey çoook güzeldi:)
Mutlaka gidip görülmesi gereken bir yer :):):):):)
Kanyondan çıktıktan sonra hemen karşınızda göreceğiniz tezgahlardan alışveriş yapmayı, biraz ileride ırmağın neredeyse içinde kurulmuş olan kafede karnınızı doyurmayı hiç olmazsa soğuk bir şeyler içmeyi sakın unutmayın.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Saklıkent Kanyonu Tam Bir Macera!” üzerine 2 yorum

  1. Fatma Damyan der ki:

    Merhaba canım,
    Bloğun hayırlı olsun, yeni keşfettim :)) çok beğendim. Seni izlemeye aldım :))
    Bana da beklerim. http://fatoscatadlar.blogspot.com/
    Tekrar görüşebilmeyi diliyorum.
    İzmir'den kucak dolusu sevgiler…

  2. Gizemin Dünyası der ki:

    Epey maceralı ama güzel bir gezi olmuş. Oraları görmeyi ben de çok istiyorumm 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.